10 Nisan 2010 Cumartesi

pride&prejudice üzerine aşksal inceleme



-şiir yazmak çok derin aşklar için geçerli bir ifade yönetimi olabilir, fakat diğerleri için oldukça yüzeysel kalacaktır.bıdı bıdı.
-peki sizin öneriniz nedir bayan elizabeth?
-dans etmek bay darcy(!) (koçum benim elizabeth, ne biçim de koydu lafı. suratına suratına vurdu ukala herifin)

diyeceğimi sanıyorsan yanılıyorsun elizabethcim. ha şeyapma şimdi, sen olsan sen de aynı cevabı verirdin, hatta cevap bile vermezdin.havanı yiyim bay darcy, der giderdin. ben sendeki dişiliğin estetize edilmiş haliyim,diye. dişiliğin estetize edilmiş halinden tiksindiğim kadar az şeyden tiksinirim bu hayatta. sen duygusallıkla estetiği birbirine karıştıranlardansın elizabeth. seninle hiçbir zaman anlaşamayacağız bu yüzden. (ben öyle estetik erkekler tanıyorum ki, onlar konuşurken bütün dünyanın susmasını dilersin. ahh ah. neyse)

ne diyorduk? elizabeth, darcy güzel adam. cool böyle, tepkisiz, cevapsız,-sız,-siz adamlarından. bunlardan pek kalmadı bu devirde. belki sizin zamanlarda çoktur, bilemeyeceğim. biz birkaç tanesini görünce kendimizi şanslı sayıyoruz öyle düşün yani.

ama kitabın başlarında kaşı gözü ayrı oynuyordu darcy'nin haberin ola elizabeth bacı. gözü kızkardeşindeydi. evet.bay darcy, cool olduğu kadar da yüzeyseldi. bunun için onu suçlayacak mısın elizabeth? bunun için onu suçlamayacak kadar sevecek misin darcy'yi? olala. kapana kısıldın kızım. cevap ver.

ben sevebilirim mesela. ben hiçbir soru sormadan da yaşayabilirim. sen elizabeth? hala laf sokup şeytani bakışlar atacak mısın darcy'ye? birşey söylese de şöyle ağız tadıyla çemkirsem diye fırsat kollayacak mısın? aşk bir atışma alanı mıdır elizabeth sence? karşılıklı susma,taktikler geliştirme midir?

değildir lan! aşk taviz verme sürecidir. aşk sorgulamama, soru sormamadır. aşk olduğu gibi kabul etmektir.(aforizmas from çingenetor)

neyse, sen ancak kitabın sonlarında anladın bunu.

Hiç yorum yok: