7 Şubat 2010 Pazar

HMM

"mutsuzum lan" dediğim anda gözlerim karardı, kolonyayla filan başımda toplandılar. bir hareketlenme oldu, bir garip koşuşturmaca sonucunda bir koltuğa uzandım, son sözlerimi söylemeye başladım: "gençler çok mutsuzum, bunca zaman sizlerden gizledim bunu, ben bu mutsuzluğa 5 sene önce yakalandım, 5 sene yaşarsın dedilerdi o zamanlar, amerika'da filan çaresi varmış, ama o kadar da paramız olmadığı için...". beni dinleyenler son sözlerimdeki acındırmanın doğal seyrine kendilerini kaptırmış ağlıyorlardı. "ya dağ gibi adam mutsuzluktan ölüyor, ben böyle kara yazının" diyenler oluyor, bazıları imam getirmenin vakti geldiğini söylüyordu. vasiyetimi söylemem gerekiyordu, şöyle buyurdum: "ben öldükten sonra Mutsuzluğa Karşı Savaş Vakfı (MUKASAV olarak kısaltılacak) kurulsun. tüm paramı bu vakfa bağışlayacağım. yeter ki bu illetten daha çok kişinin canı yanmasın".

hastalığımı gizliyordum. her daim iyi görünmeye, güzel giyinmeye (pek güzel kıyafetim olmasa da) çalışıyordum, yemekten, gezmekten, eğlenmekten zevk alıyordum. hatta sevgililerim bile oluyordu (bu hayattaki en önemli şeydir sevgili). kimse benim mutsuz olacağıma inanmadığı gibi, kimse de mutsuz bir insana nasıl destek olunacağını bilmiyordu. çağımızın diğer hastalığı AIDS gibi, mutsuzluk hakkında da yanlış bilgilere sahip olanlar vardı. o yüzden mutsuzluk hastaları halktan uzak, kendi başlarına, mümkünse bir odada tek başlarına bırakılıyor, ömürlerinin kalan kısmını yalnızlık içinde geçiriyorlardı. pek konuşmuyor (konuştuklarında havaya hastalığın mikropları yayılıyormuş), pek yemiyor, pek eğlenmiyorlardı. ben de bu yüzden hastalığımı gizlemiştim, ta ki artık gücüm kalmayana kadar. kendimi gizlemeyi başarmıştım ve ölümüm de diğer ölümlere nispeten daha ağrısız geçicekti.

gözlerim kararıp düştüğümde sanırım herkesin her şeyi bilmesi gerekiyor diye düşündüm, ömrümün kalan saatlerini de bu saçma yazıyı yazmakla geçirdim ve bu hastalığın önemine dikkat çekmek istedim.

dostlarım, 5 Aralık 1922 itibariyle bu hastalıktan ölen (ölmek üzere olan, çevirmenin alternatif çevirisi) nice insandan sadece biriyim. gelecek nesiller bu hastalıktan umarım nasibini almaz. kib. görüşürüz.

imza:
Adam SHEPHARD.

1 yorum:

çingenetor dedi ki...

hmm Adam Shephard... mektubu çok ilham verici. yaşasaydı kim bilir bu mutsuzluktan beslenerek ne kitaplar yazar, ne bloglar tutardı..sonuçta mutsuzluktan beslenmek bir sektör haline geldi, pis para dönüyor bu işte. çok yazık olmuş :'(